AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
EN SON PAYLAŞILAN KONULAR
Konu Yazan GöndermeTarihi
Perş. Ekim 11, 2012 2:53 pm
Çarş. Ağus. 03, 2011 5:22 am
Paz Tem. 31, 2011 5:04 am
C.tesi Tem. 30, 2011 11:57 pm
Çarş. Şub. 02, 2011 5:45 pm
Ptsi Nis. 13, 2009 10:40 am
Ptsi Nis. 13, 2009 10:34 am
Ptsi Nis. 13, 2009 10:21 am
Ptsi Nis. 13, 2009 10:11 am
Ptsi Nis. 13, 2009 10:03 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:59 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:30 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:27 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:25 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:23 am

Paylaş | 
 

 Zikir Meclisinde Bulunmanın Önemi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
berceste
Yeni Üye
Yeni Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 37
Nerden : Konya
Kayıt tarihi : 29/01/09

MesajKonu: Zikir Meclisinde Bulunmanın Önemi   Ptsi Nis. 06, 2009 12:19 pm

Rızâ-i Bârî’in kazanılmasına bir vesile, zikir meclislerini tercih etmek ve ferdî zikre ihtimam vermektir.
Hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmaktadır:
“Oturup Allah’ı zikreden bir kavim yoktur ki, melekler kanatlarıyla onları okşamasın, zikredenlere mahsus rahmet onları kuşatması ve üzerlerine sekine inmesin ve Allah da Nezdi’ndekilerin yanında onları zikretmesin.“

Zikir meclislerini araştıran birtakım melekler var; içinde zikredilen meclisten zikredicilerin zikirlerini, nurlarını kuşak gibi görür görmez derhal o meclisin etrafında dolaşırlar ve kanatlarıyla zikir halkasında oturanları okşarlar. Bu sayede zikredenlerin kalblerine sükûnet, vakar ve Allah sevgisi yerleşir. Allah Azze ve Celle’nin sevgisi kalblerine yerleştiği vakit, Allah da zikredenleri, Nezdi’ndeki mukarrib meleklerin, enbiya ve rasullerin ruhları içinde zikreder, yani zikredenleri onlara tanıtmış olur. Artık zikredicilerin sevgi ve muhabbetleri nisbetinde melekler, enbiya ve rasullerin ruhları onları sevmiş olurlar. İşte onların bu sevgileri, mıknatıs gibi sâliklerin latîfelerini a’lâi illiyyîne cezbederek çeker. Bunun için Şâh-ı Nakşibend kaddesallahu sırrah-ul-azîz diyor ki:
“Rahmân’ın câzibelerinden bir cezbe, ins ve cinlerin yararlı amellerinden daha üstündür.“
Avâmın zannettikleri gibi ins ve cinlerin ameline muadil cezbeler, nara çekmek, bağırmak, zıplamak değil, bilakis latîfelerin, ruh ve kalbin, a’lâi illiyyîndeki nebî ve rasullerin ruhlarının huzuruna çekilişidir.
Evet, şeytanın parmağı içinde bulunmayan bazı titreyişler, ağlayışlar, mecâzî cezbe de olsa hakîkî olan cebeye dönüşmesi mümkündür.
Bu itibarla avam tam haksız da değillerdir.

“Gerçekte Allah‘ın bazı bazı melekleri var; yolda dolaşırlar, zikredenleri araştırırlar. Allah’ı zikreden bir kavmi buldukları zaman birbirini çağırırlar:
“İhtiyacınız olan ehli zikre süratle koşun.“
Bunun üzerine melekler onları kanatlarıyla okşarlar, dünya semâsına kadar dolup taşarlar. Ayrıldıkları zaman semâya yükselirler. Allah Azze ve Celle onlardan daha iyi bildiği halde sorar:
- Nerden geliyorsunuz?
- Yer küresinde bulunan kullarının nezdinden geldik.

Bunun üzerine Rabb’leri onlardan daha iyi bildiği halde kendilerinden sorar:
- Kullarım ne diyor?
- Onlar “Subhânallah” demekle Sen’i tesbih ederler,
“Allâhu Ekber” demekle tekbir getirirler,
“Elhamdu Lillah” demekle San’a hamdederler,
“Lâ ilâhe illallah” demekle tehlil söylerler ve Esmâi Hüsnan’la Sen’i yüceltirler.
- Ben’i görmüşler mi?
- Hayır Vallahi Sen’i görmemişler.
- Ya Ben’i görselerdi nasıl?
- Şayet Sen’i görselerdi, daha fazla ibadet ederler, daha ziyade Sen’i yüceltirler, daha ziyade Subhânallah demekle Sen’i tenzih ederlerdi.
- Ben’den ne istiyorlar?
- Sen’den cenneti istiyorlar.
- Onu görmüşler mi?
- Hayır Vallahi ya Rabb, onu görmemişler.
- Ya onu görselerdi nasıl?
- Şayet onu görselerdi, hakîkaten üzerinde daha hırslı olacaklardı, daha şiddetle isteyeceklerdi ve daha büyük rağbette bulunurlardı.
- Neden kaçınırlar?
- Ateşten.
- Onu görmüşler mi?
- Hayır Vallahi ya Rabb, onu görmemişler.
- Şayet onu görselerdi nasıl?
- Şayet onu görselerdi, daha fazla ondan kaçarlar, daha şiddetli korkuyla korkarlardı.
Aynı zamanda onlar Sen’den mağfireti de dilerler.

- “Gerçekte Ben onları mağfiret edişime ve istedikleri şeyleri vereceğime, ondan sakınmış oldukları şeylerden emin kılacağıma = güven altına alacağıma sizi şahid kıldım.“ buyurur.

Meleklerden biri:
- Ya Rabb, o cemaatin içinde kendilerinden olmayan filan da vardı. Ancak o bir ihtiyacını görmek için gelmişti.

Allah:
- “Onu da mağfiret ettim. Onlar a’lâi illiyyînde tanınmış bir kavimdir; onların bereketleri sebebiyle yanlarında oturanlar şakî olmaz.“ buyurur.“


Bu itibarla ârif u Billah dediler ki:
“Allah’la beraber olmaya çalış. Allah’la beraber olmaya güç bulamazsan O’nunla beraber olanlarla düşüp kalk.“
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve sadıklarla beraber olun.“ mealindeki ayetin içindeki sadıkların alâmeti de, Allah‘ı çokça zikretmektir. Dil ile -zira kalb bizden görülmez- Allah‘ı zikretmek, özün, sözün ve fiilin birleşmesinin alâmetidir.



Ahlakî Reçeteler s. 175 – 178
Şeyh İsmail Çetin kuddise sırruh
Dilara Yayınları
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Zikir Meclisinde Bulunmanın Önemi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
iLahiyat Forummum :: FIKHİ MESELELER :: |İslam Hukuku Konu ve Kaynakları|-
Buraya geçin:  
EN SON PAYLAŞILAN KONULAR
Konu Yazan GöndermeTarihi
Perş. Ekim 11, 2012 2:53 pm
Çarş. Ağus. 03, 2011 5:22 am
Paz Tem. 31, 2011 5:04 am
C.tesi Tem. 30, 2011 11:57 pm
Çarş. Şub. 02, 2011 5:45 pm
Ptsi Nis. 13, 2009 10:40 am
Ptsi Nis. 13, 2009 10:34 am
Ptsi Nis. 13, 2009 10:21 am
Ptsi Nis. 13, 2009 10:11 am
Ptsi Nis. 13, 2009 10:03 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:59 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:30 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:27 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:25 am
Ptsi Nis. 13, 2009 9:23 am
nursungurnur@hotmail.com
Powered by phpBB © phpBB Group
Copyright © 2007 By Admin Tomurcuk & Administrator
©PhPBB
Bedava forum kurmaya hazir misin ? | © phpBB | Bedava yardımlaşma forumu | Haberleşme | Suistimalı göstermek | Yetkinblog.com